romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
Holiganbet
İmsak Vakti a 02:00
Bursa AÇIK 34°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Yol medeniyettir.

Yol medeniyettir. Yol kültürdür. Yol, insanı insana sevgiyle kavuşturan; huzurla, güvenle varılan bir yaşam hattıdır.

Yol medeniyettir.
Yol kültürdür.
Yol, insanı insana sevgiyle kavuşturan; huzurla, güvenle varılan bir yaşam hattıdır. Güzel yollar yalnızca araçları değil, şehirlerin ruhunu da taşır. Bir kentin yolları ne kadar düzenli, sağlıklı ve estetikse, o kentte yaşayan insanların hayat kalitesi de o denli yüksektir. Çünkü güzel yollar, güzel düşünen ve geleceği planlayan insanların eseridir.
Ne var ki, yaşadığımız kadim şehir Bursa’nın yollarına baktığımızda bu tabloyu aynı gönül rahatlığıyla çizmek ne yazık ki mümkün değildir. Turizm kenti kimliğiyle, tarihi ve kültürel mirasıyla övündüğümüz Bursa, mevcut yol altyapısıyla bu unvanı hak eden bir görüntü sergileyememektedir. Daha geniş, daha sağlıklı, daha konforlu, kasissiz ve nitelikli asfalt yollar bu şehrin en doğal hakkıdır.
Asfaltın tarihine baktığımızda, Mezopotamya’da M.Ö. 625 yılında Babil yollarında kullanıldığını görüyoruz. Doğal depozitlerden elde edilen asfalt, o dönemlerde dahi geçirimsizliği sağlayan önemli bir kaplama malzemesi olarak bilinmekteydi. Böylesine köklü bir geçmişe sahip olan asfalt, günümüzde ne yazık ki ülkemizde çoğu zaman yalnızca “yama” ile anılır hâle gelmiştir.
Oysa doğru teknikle ve standartlara uygun yapılan yama çalışmaları son derece verimli sonuçlar doğurabilir. Ancak uygulamada işler çoğu zaman “oldu bitti” anlayışıyla yürütülmekte; işi ehline bırakmak yerine maliyet gerekçesiyle nitelikten ödün verilmektedir. Halbuki düşük kaliteli asfalt ve bilinçsiz yama çalışmaları, uzun vadede çok daha büyük maliyetlere yol açmaktadır. Toplu taşıma araçlarının erken yıpranması, artan yedek parça giderleri, fazla yakıt tüketimi ve kaçınılmaz olarak ortaya çıkan konforsuzluk, bunun en somut göstergeleridir.
Yollara dikkatle bakıldığında, rögar kapaklarının çoğunlukla toplu taşıma araçlarının sağ teker hizasına denk geldiği görülmektedir. Bu durum, altyapı çalışmalarının plansız ve standartlardan uzak biçimde yapılmasının sonucudur. Daha da önemlisi, asfaltlama ya da yama sonrasında rögar kapaklarının yol seviyesine uygun hâle getirilmemesidir. Her bir rögar kapağında 8–10 santimetreye varan seviye farkları oluşmakta; yaklaşık 10 kilometrelik bir hatta bir aracın 100–150 kez bu darbeye maruz kalması kaçınılmaz olmaktadır.
Örneğin Siteler’den Emek semtine sefer yapan 31A hattındaki bir toplu taşıma aracının yalnızca bu sebeple yakıt tüketiminin iki katına çıktığı, yedek parça maliyetlerinin ise ciddi oranda arttığı bilinmektedir. Bu zarar yalnızca araçlara değil, doğrudan kamu kaynaklarına yansımaktadır.
Ezcümle, Bursa gibi köklü bir geçmişe sahip şehrin yolları maalesef iç açıcı bir durumda değildir. Belediyelerimizin gayreti ve emeği elbette inkâr edilemez; ancak yapılan hizmetlerin günü kurtaran, yarını ve ötesini hesaba katmayan bir anlayışla yürütülmesi asıl sorunu oluşturmaktadır. Asfalt yapıldıysa “olmuştur”, yama atıldıysa “tamamdır” yaklaşımı, bugün toplu taşıma araçlarının kırılıp dökülmesine, yarın ise çok daha büyük mali yüklerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
Buradan, çok kıymetli belediye başkanlarımıza samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Lütfen yapılan yolları daha sık ve daha ciddi biçimde denetleyiniz. Gerek yerli halk gerekse şehrimize gelen misafirler, bu yollar karşısında hayretlerini gizleyememektedir. Bizler ise Bursa adına mahcubiyet duymaktayız. Denetimler artırılmadıkça, standartlara uygunluk sağlanmadıkça bu sorunlar artarak devam edecektir. Üstelik bu yollar, kazalara da davetiye çıkarmaktadır; pek çok trafik kazasının kasislerden ve düzensiz yol yüzeylerinden kaçan araçlar nedeniyle yaşandığı unutulmamalıdır.
Bu şehir hepimizindir. Yerel hizmetler, partiler üstüdür. Bursa bizim kültürümüzdür, evimizdir. Evimize misafir gelecekse, onu gönül rahatlığıyla ağırlamak isteriz. Bugün en kırsal illerde dahi bu denli özensiz ve düzensiz yol uygulamalarına rastlanmazken, Bursa’nın bu tabloyu hak etmediği açıktır.
Yol medeniyettir.
Ve medeniyet, ihmali asla affetmez.
moradergisi@gmail.com Atilla Güney

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Filistin’in Acısı, Gerici Şovlar İçin Kullanılamaz