02:00
Bazen bir şehir, kendi kaderine sahip çıkmak için yüksek sesle konuşur. Bursa, işte tam da böyle bir güne uyandı. Havasını soluyan, suyunu içen, bu kadim şehrin sokaklarında yaşayan herkes için artık suskunluk değil, sorumluluk zamanıydı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in öncülüğünde; duyarlı siyasetçiler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çevre-şehircilik alanında uzman akademisyenler aynı masa etrafında buluştu. “Bursa İli Hava Kirliliği ve Çevresel Etkileri Paneli” sadece bir toplantı değil, Bursa’nın geleceğine dair ortak bir vicdan çağrısıydı. Çünkü mesele yalnızca hava kirliliği değildi; iklim değişikliğiyle birlikte derinleşen su sıkıntısı ve çevresel tahribat artık Bursa’nın değil, Türkiye’nin gündemindeydi.
Panele gösterilen yoğun ilgi, Bursalıların bu meselede ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Açılış konuşmasını yapan Başkan Mustafa Bozbey ise alışılmışın dışında, çarpıcı ve bir o kadar da cesur bir konuşmaya imza attı. Hava kirliliğine neden olan kurumları sıralarken, pek sık rastlanmayan bir duruş sergiledi: Önce kendisini eleştirdi.
“İğneyi kendimize batıralım… Hatta yok, önce çuvaldızı kendimize batıralım” diyerek sözlerine başlayan Bozbey, Nilüfer Çayı’nın kirlenmesinde belediyeye bağlı bir kurumun da sorumluluğu olduğunu öğrendiğini açık yüreklilikle ifade etti. Ardından şu sözleri salonda derin bir sessizlik yarattı:
“Bursa ve Bursalı söz konusuysa kimse kusura bakmasın. Kim olursa olsun, bu şehrin havasını, suyunu, çevresini kirletmeye kimsenin hakkı yoktur.”
Bu sözler, bir yöneticinin yalnızca makamdan değil, vicdandan konuştuğunun göstergesiydi. Şeffaf, adil ve sorumluluk alan bu yönetim anlayışı, Bursalılar tarafından da haklı bir takdirle karşılandı.
Panel boyunca yapılan sunumlar ise meselenin ciddiyetini gözler önüne serdi. Özellikle İstanbul’dan katılan araştırmacıların paylaştığı veriler endişe vericiydi: Yapılan ölçümlere göre İnegöl birinci, Kestel ikinci, Gürsu üçüncü sırada yer alıyor; Bursa’nın havası, Bursalıların sağlığı için adeta alarm veriyordu.
Bugün Bursa için söylenen her söz, yarın çocuklarımızın soluyacağı havaya, içeceği suya yazılıyor. Ve görünen o ki, Bursa’nın geleceği için artık yalnızca konuşmak değil, birlikte ve kararlılıkla hareket etmek gerekiyor. Bu panel, işte tam da bu umudun adıdır.
Atilla Güney

Bursaspor Sevgisi Çocukların Kalplerine İşlendi
1
KUR’AN’DA DİN VE MEZHEP AYRIMI YOKTUR TEK VE HAK YOL İSLAM’DIR.
1073 kez okundu
2
Kin ve Nefretten Beslenen İnsanlar
957 kez okundu
3
Bağcıyı Dövmek Değil, Üzüm Yemek Gerek
935 kez okundu
4
Orman Yangınlarıyla Mücadelede Yeni Yaklaşımlar ve Alınması Gereken Önlemler
933 kez okundu
5
TAHTADA KALMAYAN HİKÂYE
860 kez okundu