romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
Holiganbet
İmsak Vakti a 02:00
Bursa AÇIK 34°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Atilla GÜNEY

Atilla GÜNEY

10 Ocak 2026 Cumartesi

Yüzde Aynı, Adalet Nerede?

Yüzde Aynı, Adalet Nerede?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rakamlar soğuktur derler; ama bazı rakamlar insanın içini üşütür. Bugün en düşük çalışan memur maaşı 65 bin liraya yaklaşırken, en düşük memur emeklisinin maaşı 23 bin lira civarında. Her iki kesime de aynı oran: yüzde 18,61. Kâğıt üzerinde eşitlik var gibi görünüyor. Peki ya vicdan terazisinde?
Yüzde aynı olabilir ama hayat aynı değil. Aynı pazardan alışveriş yapılmıyor, aynı kiralar ödenmiyor, aynı sağlık yükü taşınmıyor. Çalışanla emekli arasındaki fark sadece maaşta değil; hayata tutunma imkânlarında gizli. Gençlik, ek gelir umudu, çalışma gücü bir tarafta; ömür boyu verilen emeğin karşılığıyla ayakta kalmaya çalışan bir emeklilik diğer tarafta.
Adalet, herkese aynı şeyi vermek değildir; herkese ihtiyacı olanı verebilmektir. Matematik eşitliği adalet zannetmek, vicdanı cetvelle ölçmeye benzer. Oysa sosyal devlet, oranlara değil, hayatın gerçeklerine bakar. Pazara çıkan emeklinin filesi boş kalıyorsa, o yüzdelerin hiçbir anlamı yoktur.
Bugün ne tam anlamıyla bir geçimden söz edebiliyoruz ne de seçimlerin gölgesinde kalan vaatlerin karşılık bulduğunu görüyoruz. Demokrasi sandıkla sınırlıysa, adalet de sadece tablolarla anlatılıyorsa burada ciddi bir eksiklik var demektir. Çünkü demokrasi, sadece oy vermek değil; insanca yaşama hakkının korunmasıdır.
Soruyorum: İnsan onuruna yakışan hayat bu mu? Yıllarca devlete hizmet etmiş bir emeklinin ay sonunu getirme telaşı, hangi kalkınma hikâyesine sığar? İnsanlık nerede, adalet nerede, vicdan nerede?
Belki de asıl soru şudur: Yüzdeleri eşitlemek kolay; peki ya kalpleri ve terazileri eşitlemek için ne yapıyoruz?