romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
Holiganbet
İmsak Vakti a 02:00
Bursa AÇIK 34°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Bizim Ülkemizde Kimler, Ne Yapmak İstiyor?

Bu ülke, acıya yabancı değil. Ama bazı acılar vardır ki insanın yüreğine ateş gibi düşer. Yalova’da yaşanan son olay da onlardan biri.

Bu ülke, acıya yabancı değil. Ama bazı acılar vardır ki insanın yüreğine ateş gibi düşer. Yalova’da yaşanan son olay da onlardan biri. Henüz dumanı tüterken konuşmak zor; ama susmak daha ağır. Çünkü bu topraklarda yitirilen her genç, bir annenin ömründen koparılmış parçadır; bir babanın omzuna çöken tarifsiz bir yüktür. Dileğimiz, bu olayın ilk ve son olmasıdır. Ana kuzularımızın, bin bir emekle büyütülen evlatlarımızın bir daha böylesi karanlık senaryolara kurban edilmemesidir.
Ne yazık ki Ortadoğu’nun yıllardır dinmeyen yangını, rüzgârın yönüyle bize de sirayet etti. Suriye, Irak ve İran’da yaşanan iç karışıklıklar; ekmeğini, aşını, kapısını paylaşan Türkiye’ye de gölgeler düşürdü. Bir zamanlar “ümmet”, “ensar”, “muhacir” gibi kavramlar etrafında kontrolsüz bir müsamahayla yürütülen politikalar, bugün daha soğukkanlı bir muhasebeyi zorunlu kılıyor. O günlerde bu coğrafyaların sosyolojisini, çatışma kültürünü ve olası riskleri dillendirenler kolayca “ırkçılık” suçlamasıyla susturuldu. Oysa mesele ne ırktı ne de düşmanlık; mesele, öngörüydü.
Bugün gelinen noktada hâlâ umut etmek istiyoruz: Bu yaşananlar büyümez, yıllardır dile getirilen karanlık ihtimaller yalnızca birer senaryo olarak kalır. Devlet aklı devreye girer, gerekli önlemler zamanında ve kararlılıkla alınır. Aksi hâlde, ülke içinde yuvalanmış; kimi zaman devlet imkânlarından faydalanarak kamufle olmuş karanlık zümrelerin daha görünür hâle gelmesi kaçınılmazdır.
Türkiye’de hâlen kaçak göçmen sayısının net olarak tespit edilememiş olması başlı başına bir güvenlik sorunudur. Yalova’da yaşananlar, belki de bu sorunun sessiz ama sert bir uyarısıdır. Çünkü bu ülkeyi istikrarsızlaştırmak isteyenlerin hayali yeni değildir. Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına çekmek isteyen akıllar, içerideki fay hatlarını kaşımayı her zaman denemiştir. Bugün Suriyeli sığınmacılar üzerinden provokasyon ihtimali konuşuluyorsa, bu bir düşmanlık değil; bir güvenlik analizidir.
Daha tehlikelisi ise Türk-Kürt kardeşliğini sabote etmeye yönelik senaryolardır. Yıllardır kanla, gözyaşıyla beslenen ayrışmanın sona ermesi bazı güçlerin işine gelmez. PKK’nın silah bırakması ne Avrupa’nın ne de ABD’nin önceliğidir. İsrail açısından ise en büyük korkulardan biri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kürtlerin kalıcı bir uzlaşıya varmasıdır. Çünkü bu, doğrudan Türkiye’nin güçlenmesi demektir. Güçlenen bir Türkiye ise bölgesel dengeleri değiştirir.
Bu nedenle yapılması gereken açıktır: Ülkenin daha fazla zarar görmemesi için yabancı kontrolü sıkı, tavizsiz ve akılcı bir şekilde sağlanmalıdır. Her Arap Türkiye’nin dostu değildir; her yabancının bu ülkede kalması da meşru değildir. Bu tespit bir nefret söylemi değil, egemenlik hakkının gereğidir.
Bugün Suriye’de ülke genelinde olağanüstü bir durumdan söz etmek güçken, Türkiye’deki kontrolsüz nüfus hareketliliğinin hâlâ “geçici” söylemiyle açıklanması inandırıcılığını yitirmiştir. Artık duygularla değil, akılla konuşma zamanıdır. Merhametle birlikte tedbiri; vicdanla birlikte devlet ciddiyetini yürütmek zorundayız.
Çünkü bu ülke, yeni acılara değil; sağduyuya, basirete ve gerçekçi politikalara muhtaçtır.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Dürüstlüğün Fiyatı Kaç Para?